«

»

Aday çıraklıktan başlayan kariyer süreci- Dr. Murat ÖZVERİ

Muratozveriİstanbul İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Meclisi (İSGM) açıkladı; “Son üç buçuk yılda en az 194 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi…2013 yılında en az 59 çocuk işçi, 2014 yılında en az 54 çocuk işçi, 2015 yılında en az 63 çocuk işçi…”

3308 sayılı Meslek Eğitim Kanunu (eski adıyla Çıraklık Kanunu) çocuk işçiler için statüler belirlemiş:

Aday çırak: İlköğretim sonrası başlayıp çırak olmak için gerekli olan 14 yaşı doldurma koşulunu gerçekleştirene kadar geçen sürede ki çalışmalar. Yani 12-14 yaş arası çalışanlar.

Çırak: Çalışması 14 yaşı doldurunca başlayıp 18 yaşı doldurunca biten kişi.

Eğer dar gelirli bir aileyseniz, ilkokuldan üniversiteye kadar geçen uzun, pahalı, stresli ve sonuçta iş garantisi de olmayan süreci tamamlamadan da çocuğunuza kariyer planı yapabilirsiniz.(!)

Çocuğunuz için 12 yaşında “aday çırak” , 14 yaşını doldurduğunda “çırak” 18 yaşını doldurduğunda “kalfa” sonra “usta” olarak yükseleceği, aynı zamanda üç beş kuruş kazanacağı bir kariyer planı, yoksulluğunuzla uyumlu bir plan olacaktır.

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu çalışmaktan söz etmiyor. Kanun meslek edinmek için eğitimden söz ediyor. Yani kanuna göre aday çırak, çırak çalıştırma amaçlı değil, meslek edinmek için eğitim amaçlı istihdam edilebilir.

İşverenler ise, yasanın kendilerine yüklediği eğitim verme zorunluluğunu veriyormuş gibi yaparak, çalıştırma koşulunu ise eksiksiz uygulayarak, net asgari ücretin yüzde 30’undan eğer 20 den az işçi çalıştıran bir işyeri ise net asgari ücretin yüzde 15’inden az olmayacak bir ücretle çocuk işçi çalıştırma olanağını elde ediyorlar.

Denetim yapıldığında çocuk işçiler, çocuk işçi değil aday çırak veya çırak, denetim sonrasında ise çocuk işçi oluyorlar.

İbrahim Öner isimli ciddi bir sendikacı, TEKSİF Sendikası Şube Başkanı olarak görev yaptığı dönemde -sanırım 2000 veya 2001 yılında- tekstil işyerlerinde çırak adı altında çocuk işçi çalıştırıldığını saptayıp, bu duruma itiraz etmeye kalkmıştı. İbrahim Öner bu işçilerden üçünün babasını bana getirdi. Hukuki süreci özetleyip açılabilecek davaları anlattım. Biraz düşündükten sonra dediler ki;

“Eğer biz şimdi dava açarsak çocuklarımız mimlenir. Bir daha bu piyasada iş bulamazlar. Ne yapalım 18 yaşını doldurana kadar bu duruma katlanacağız.”

Yıl 1848. Çocuk işçiler için İngiltere’de günlük çalışma süresi 10 saatle sınırlandıran bir yasa çıkmış. İşverenler bu yasaya karşı işçilere dilekçeler hazırlatıyorlar. Bu dilekçenin maddelerinden bir tanesi şöyle: “Biz dilekçe sahipleri, ana ve baba olarak, boş geçen bir ek saatin, çocukların ahlakını bozmaktan başka bir işe yaramayacağına inanıyoruz, çünkü aylaklık her türlü kötülüğün kaynağıdır.”

Çocuklarının 10 saatten az çalışmasını aylaklık olarak gören ana babalar ile aradan geçen 200 yıla rağmen, çocuklarının “aday çırak”, “çırak” adı altında işçi olarak çalıştırılıp hiçbir eğitim verilmemesine katlanmak zorunda kalan ana babaların ortak noktası güvencesizlik.

Lütfen unutmayalım, sözde aday çırakları ve çırakları korumak için çıkartılmış olan yasa, yasa dışı çocuk işçi çalıştırmayı gizleyen bir perde olarak uygulanıyorsa orada güvencesizlik kurumsallaşmıştır. Bugün 3308 sayılı Yasa çocukların en ağır koşullarda çalıştırılmalarının önüne perde olmaktadır. Bu perdenin arkasında ise İSGM verilerine göre “Son üç buçuk yılda en az 194 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmektedir.”

Aday çıraklık statüsünde başlayan yoksul çocuklarının kariyer süreci ne yazık ki bazen çıraklığa ulaşmadan, bazen çıraklığı tamamlamadan iş cinayetlerine kurban giderek noktalanmaktadır.

Kaynak: Evrensel

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://selulozis.org.tr/yazilar/aday-cirakliktan-baslayan-kariyer-sureci-dr-murat-ozveri/